Metal Makina Dergisi Ropörtaj

İmaş’ın Yapılanmasından bahseder misiniz?

Kurumsal gelişimini her yeni gün pozitif değerler ile güçlendirerek yetmiş ülkeye ihracat yapmayı başaran İmaş Makine; güçlü sermayesi, profesyonel çözümler üreten kadrosu, 25 yılı aşkın kurumsal hafızası, sektörün geleceğine dair hedefleri ve projeleri ile faaliyette olduğu alanda sadece makine değil; teknoloji, kalite, güven ve müşterileri için konfor üretmektedir.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?


Üretimimizi Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde 10,000 metrekarelik kapalı alandaki fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. SOLIDWORKS programıyla 3 boyutlu olarak çalıştığımız makinelerimizi üretirken CNC, lazer ve plazma tezgâhlar kullanıyoruz.

Dayanıklı ve kaliteli bir makine üretmek için en çok nelere dikkat ediyorsunuz?

Hedeflediğimiz kalitenin gerçekleşmesi için planlı ve sistematik faaliyetler yapıyoruz. Bu faaliyetler bütün çalışanlarımız tarafından biliniyor, uygulanıyor ve sürekli geliştiriliyor. Üretilen makinelerin dayanıklı, ergonomik olması, müşteri isteklerini karşılayabilmesi ve hedef fiyatların yakalanabilmesi için iyi bir tasarım ekibiniz olması gerekiyor. Biz kurum olarak, bu yönde güçlü bir mühendislik kadrosuna ve donanımına sahibiz. Tabi ki tasarımdan sonra aynı kalitede sürekli aynı ürünü üretmek için, üretim proseslerindeki süreklilik de önem arz eder. Bunu da güçlü bir “sanal üretimle” yani sahadaki proseslerde üretim devam ederken bilgisayar ortamında kaliteyi, ürün tedarikini ve tüm proseslerin hem zamanında hem de etkin olarak işlemesini sağlayarak yapıyoruz. Sürekli iyileştirmeyi ve geliştirmeyi prensip haline getirerek kaliteyi en üst seviyede tutuyoruz.

Satışını gerçekleştirdiğiniz ürün çeşitleri ve özellikleri nelerdir?

Milleral markamızla muhtelif kapasitelerde komple un, irmik ve mısır unu fabrikaları, vals, kare elek, irmik sasörü, çöp sasörü, kabuk soyucu, randıman kantarı, torbalama kantarı ve otomatik tavlama makinesi gibi değirmen makineleri üretiyoruz. Cuteral markamızla da şerit testere olarak 20 çeşitte ürün sunuyoruz. Bu ürünler her türlü iş kolunda faaliyet gösteren müşterilerin ihtiyaçlarına göre düşünülmüş, tasarlanmış ürünlerdir. Satış sonrası müşteri ziyaretlerimiz hem firmamız, hem bayilerimiz tarafından düzenli olarak yapılmaktadır.

Firmanız ve ürünleriniz konusunda yürüttüğünüz TÜBİTAK vb. gibi projeleriniz var mı? Varsa bu çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Evet. Şirketimizin dünya piyasalarındaki rekabet gücünü geliştirmek ve pazar payını artırmak amacıyla geliştirilen ve TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) katkıları ile Selçuk Üniversitesi Gıda, Makine ve Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinin danışmanlığında Konya’da kurduğumuz Ar-Ge değirmeni; verimlilik, kalite, gıda güvenliği, iş güvenliği, çevre güvenliği, güvenilirlik, teknoloji kullanımı alanlarında rekabetçi bir öğütme teknolojisini içermektedir. Yeni bir değirmen makineleri platformu olma özelliğine sahip proje,  enerji sarfiyatını ve tesis hacmini ton başına %30 düşürmek, tam otomasyonlu tesis ile personel başına üretim miktarını 3 katına çıkarmak hedefiyle hayata geçirilmiştir.


Şu anda en çok üzerinde durduğunuz testere hangisi?

2013 yılında yeni ürünler pazara sunduk. Her biri uzun Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıktı ve tamamından memnuniyet verici geri bildirimler aldık. Bu sene de Ar-Ge çalışmalarımız aynı hızla devam ediyor. Son çıkardığımız PSM 350/600 referanslı ürünümüz çelik konstrüksiyon sektörüne hitap ediyor. Bu ürün kullanıcılara büyük kullanım kolaylıkları sağlanmaktadır. Büyük çaplı malzemelerini açılı kesmek isteyen müşterilerimiz bu makineyi tercih ediyor. Bu ürünümüz; kullanıcıya sehpanın ve malzemenin konumunu değiştirmeden, ergonomik bir kullanımla istenen açıda kesim işlemi imkânı vermektedir. Standart modellerde mengene aracılığı ile operatör ve vinç kullanılarak verilmek zorunda kalınan açı 5-10 tona varan malzemelerin taşınması sebebiyle zaman kaybına sebep olmakla birlikte iş kazası riskini de oluşturmaktaydı.

Sizce şerit testere sektörünün gelişimi ülkemizde ne boyutta?

Ülkemizde şerit testere üreticileri gelen taleplere yönelik ihtiyaçlarına hızla cevap verecek kabiliyete ulaşmışlardır. Özellikle son yıllarda PLC’li modeller başta olmak üzere paket kesim tezgâhları, açılı kesebilen tezgâhların da eklenmesi ile kullanıcılara büyük kolaylıklar sağlanmaktadır. Yakın gelecekte zaman tasarrufu sağlayan hızlı kesim yapabilen ve kesim sonrası ihtiyaç olan delme işlemlerini de akabinde yapabilen tezgâhların pazarda yer alacağını düşünüyoruz.

Şerit testere sektöründe size göre en büyük problem nedir?

Yüksek verim elde edebilmek için ihtiyaca en uygun makine seçilmesi, seçilen makinenin şerit hızı ve kesme süresinin doğru belirlenmesi ve en önemlisi de kesilecek malzemenin evsafına uygun ve kaliteli şerit kullanılması gerekmektedir. Bu üç konuda doğru seçim yapılmadığı takdirde, arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Söz konusu sorunlara yönelik sizce ne gibi çözümler gerekiyor?

Başta makine üreticileri olarak bizler ve şerit imalat satışında hizmet veren iş ortaklarımız kullanıcıları doğru yönlendirmeli, uygun çözümlerle hizmet vermeli ve müşteriye katma değer sağlayan bilgilendirmeler yapmalıyız. Kullanım ömründen önce atılan her şerit, yanlış kullanım nedeniyle yıpranan her makine milli servetimizden bir kayıptır.

Peki, ülkemizdeki faaliyet gösteren firmaların sektör konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünüyor musunuz?

Bildiğiniz gibi enformasyon çağındayız ve her türlü bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Önemli olan eldeki bilgileri doğru kullanarak katma değer oluşturan, her parçası titizlikle çalışılmış, ihtiyaçlara cevap verebilen ürünler ortaya çıkarabilmektir. Bu konuda bilginin yanında tecrübe de gerektiğine inanıyoruz. Sektörde tecrübe sahibi firmaların tercih edilmesinin de altında bilgiden ziyade tecrübenin yattığına inanıyoruz.

Son Dönemde yaptığınız herhangi bir yatırım var mı?

Konya Organize Sanayi Genişleme Bölgesi’nde yeni fabrika binamızın temelini attık. Üretim kapasitemizin artmasına yardımcı olacak yeni fabrikamız ürün çeşidimizi arttırmamıza da imkân sağlayacak.

Pazar payınızı artırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Pazar payını artırmak ürün çeşitliliği ile pazarı büyütmek ve yeni pazarlar bulmak ile mümkündür. Her iki alanda da azımsanmayacak bütçe ile çalışmalar yapmakta, özellikle uluslar arası Pazar araştırmaları yapmak ve ürünlerimizi tanıtmak amacıyla sektör fuarlarına katılmaktayız.

Firma olarak yurt içi ve yurt dışında düzenlenen hangi fuarlara katılıyorsunuz? Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz?

Yılda 10-15 uluslararası fuara katılıyoruz. Bu fuarları seçerken olabildiğince sektörümüzle ilgili olmasına, potansiyel alıcılara ulaşmasına dikkat ediyoruz. Yeni pazarlara ulaşma konusunda da fuarlar çok büyük bir önem arz ediyor. 2014’te katıldığımız fuarlar arasında testere olarak İstanbul’daki MAKTEK ve Almanya’daki EUROBLECH fuarlarını sayabiliriz. Değirmen ürünlerimizle de Tayland’daki VICTAM GRAPAS, ABD, Malezya ve Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki IAOM seminer ve fuarları, İran AGROFOOD, Özbekistan, Nijerya, Senegal, Brezilya ve Dominik Cumhuriyeti fuarlarımız var.

Ürünlerinizin ihracatını yapıyor musunuz? Yapıyorsanız, hangi ürünlerinizin ihracatını gerçekleştiriyorsunuz?

Değirmen ürünlerimizin %96’sını, testere ürünlerimizin ise %17sini ihraç ediyoruz.

Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz ve firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Şu ana kadar 70’e yakın ülkeye ihracat yaptık. Bunların arasında ABD, Kanada, Meksika, Brezilya, Paraguay, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri, Rusya, Kazakistan, İran, tüm Kuzey Afrika ülkeleri, Nijerya, Gabon gibi diğer Afrika ülkeleri, Endonezya, Avustralya gibi Uzakdoğu ülkeleri var. Yani Antartika hariç tüm kıtalara ihracatımız var.

İhracat konusunda yaşadığınız problemler var mı? Varsa bu problemlerden bahseder misiniz? Sizce mevcut problemlerin çözüm yolu nedir?

Bazı ülkelerde kimi firmaların yanlış stratejilerinden dolayı olumsuz bir Türk malı imajı var. Bunu aşmak zor oluyor. Ya satış yapamıyoruz ya da karsız satış yapmak durumunda oluyoruz. Ayrıca sektörümüzde çok Türk firması var ve bu firmalar daha çok diğer ülkelerdeki rakiplerden ziyade kendi içlerinde mücadele ediyorlar ve bu da fiyatların çok düşmesine ve karlılığın azalmasına sebep oluyor. Türk firmaların fiyat rekabetinden çok kalite rekabetine yönelmeleri en büyük temennimiz.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Türk makine sanayi 1990’dan bu yana yıllık yaklaşık % 20 oranında büyürken kalite manasında da birçok gelişmeler kaydedilmiş, Türk makineleriyle ilgili kalite algısı gün geçtikçe olumlu yönde değişmiş ve değişmektedir. Yine de bazı kötü örneklerden dolayı Türk makinesinin kalite algısı yeteri kadar yüksek seviyeye gelmemiştir. Bu da Çin, Japonya, Almanya, ABD’nin makine ihracatının toplam ihracat içindeki payı %15-20’ler seviyesindeyken Türkiye’ninkinin %9’da kalmasının önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca kalifiye işgücü teminindeki sıkıntılar ve AR-GE’ye gerekli önemin verilmeyişi de sektörün önemli sıkıntılarındandır.
Makine imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de makine imalatçılarının büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makine imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk Makine İmalat Sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecinde yerli girdi oranı % 80–85 civarındadır.

Firmanız açısından 2013 yılı nasıl geçti ve 2014 yılına dair beklentileriniz nedir?

2013’de değirmen makineleri sektör ortalamasına paralel büyüme kaydeden İmaş Makine, 2014 yılında ise hedeflerini yükselterek 2011 yılında olduğu gibi sektör ortalamasının iki katı üzerinde büyüme hedeflemiştir. 
İmaş’ın faaliyette olduğu bir diğer sektör olan testere tezgâhları da, çelik imalat sektöründe kullanılan bir ürün olarak stratejik öneme sahiptir. Pazardaki ihtiyaçları doğru analiz eden İmaş Makine, sanayi tipi testere tezgâhları sektöründe 2013 yılında pazara paralel büyüme sağlayarak 2012 yılında %23 büyüttüğü pazar payını korumuştur. 2014’te de yurtiçi pazar payımızı korurken testere ihracat oranımızı artırmayı hedefliyoruz.

İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

İmaş Makine, 2013 yılında üretmekte olduğu makinelerde pazar ihtiyaçlarına uygun revizyon ve değişiklikleri yapmakla birlikte 2014 yılında piyasaya arz etmeyi planladığı yeni nesil Vals (Öğütme Makinesi) tasarımlarını tamamlama aşamasına gelmiştir.
İmaş’ın, çalışmalarında hassasiyetle üzerinde durduğu bir diğer unsur ise tesislerde kullanılan enerji miktarını düşürmektir. Öğütme sektöründe hammadde giderinden sonra en büyük gideri teşkil eden enerjinin kullanım maliyetleri düşürülerek önemli kazanımlar elde etmek mümkündür. Sadece %5’lik enerji tasarrufu bile bir değirmenciye sürdürülebilir rekabet gücü sağlamaktadır. Dolayısı ile şirket, geliştirdiği her yeni üründe enerji verimliliğine de çok büyük önem vermektedir.
Artan talepleri ve yeni gelişmeleri dikkate alarak yeni fabrika inşaatına başladık ve önümüzdeki yıl yeni fabrikamıza geçmeyi hedefliyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte ciromuzu 5 yıl içinde 2.5 katına çıkarmayı hedefliyoruz.

İmaş  olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Değirmen sektörü gıdaya dayandığı için bu konuda devamlı bir talebin olacağını söyleyebiliriz. Son dört yılın ortalamasına bakıldığında dünya pazarında %7 büyüyen değirmen makineleri sektöründe Türkiye’nin ihracatı da ortalama %10 büyümüştür. Bu trendin bu sene ve önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam edeceğini öngörüyoruz.