MAKİNA STORE DERGİSİ RÖPORTAJ

Sorularımıza geçmeden önce bizlere kendinizden ve firmanızdan bahseder misiniz?

İmaş, 20 farklı sektörde 100’ün üzerinde tesisi ile ürün ve hizmet üreten Türkiye’nin en dinamik gruplarından olan İttifak Holding bünyesinde 1989 yılında kuruldu. Makine üretimiyle faaliyetine başlayan İmaş,  güçlü sermayesi, profesyonel çözümler üreten kadrosu ve 25 yıla yaklaşan kurumsal hafızası ile bugün faaliyette olduğu alanda sadece makine değil, teknoloji, kalite, güven ve müşterileri için konfor üretir hale geldi. 

Müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetler neler?  

Firmamız 1989 yılında un değirmenlerinde kullanılan makine üretimine başlamış, 1991 yılında üretim bandına metal kesmede kullanılan şerit testere imalatını da dâhil etmiştir. Bugün 13.000 metrekare kapalı alan ve 180 çalışanı ile entegre makine üreticisine dönüşen firmamız, büyük bir değişim yaşarken, makine üreticisi olmanın ötesine geçmiş ve müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda sistem üretir hale gelmiştir. Milleral markasıyla anahtar teslimi un, irmik, mısır unu ve yem tesisleri fabrikaları kuran İmaş, Cuteral markasıyla da 180 mm’den, 2000 mm’ye kadar kesim kapasitesine sahip metal kesimi yapabilen testere tezgâhları üretimi de gerçekleştiriyoruz. 

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere hitap ediyorsunuz? 

Testere üretimi olarak; imalatla işi olan bütün sektörlere hitap ediyoruz. Malzeme satan tüccarlar başta olmak üzere, makine imalat sanayi, inşaat ve çelik konstrüksiyon sektörü, küçük atölyeler, otomotiv sektörü ve imalat işi yapan,  malzemeyi küçültme mecburiyeti olan bütün sektör ve kullanıcılara yönelik ürün ve hizmet sunuyoruz. 

Sektörde en sık karşılaştığınız sorunlar nelerdir? Bunların iyileştirilmesi için çözüm arayışlarınız nelerdir?

Kaliteyi standart olarak sunamamak, Ar-Ge’ye yatırım yapmamak ve markalaşamamak en büyük 3 sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu 3 unsurun bir araya gelmediği ve müşteriye ihtiyaçlarını karşılayacak ürün sunulmadığı durumlarda ortaya çıkan fiyat ve rekabet algısı ile hareket, ihracatın da düşmesine sebep olmaktadır. Türkiye’de üretilen ürünlerin diğer üretici ülkelerin fiyat seviyesinin altında kalmasının yegâne nedeninin bu üç unsur olduğunu düşünüyoruz. Üreticilerimiz Ar-Ge ve markalaşmaya büyük bütçeler ayırmak zorunda.

Sektöre sunduğunuz en yeni ürünlerinizden, özelliklerinden ve getirdiği avantajlardan bahseder misiniz?

2014 yılında 5 yeni ürünü pazara sunduk. Her biri uzun Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıktı ve tamamından son derece memnuniyet verici geri bildirimler aldık. 2015 yılında da çalışmalarımız hızla devam ediyor ve iki yeni ürünü piyasaya kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Yeni modelimiz çelik konstrüksiyon sektörüne hitap edecek ve bu yeni ürünümüzle orada bulunan boşluğun doldurulacağına inanıyoruz. Geçtiğimiz yılın sonunda piyasaya sürdüğümüz en son modelimiz CSM 550 DM dediğimiz çift yön açılı sütunlu testere tezgâhıdır. Bu makine, kullanıcılara büyük kullanım kolaylıkları sağlamaktadır. Büyük çaplı malzemelerini düz ve açılı kesmek isteyen müşterilerimiz bu makineyi tercih edebilirler. Makine, malzemeyi hareket ettirmeden iki yöne de kafadan dönerek kesim yapmaktadır. Paket kesimler içinde uygundur, paket kesim aparatları üzerinde standart verilmektedir. Kullanıcıya sağladığı en büyük kolaylık, diğer mengeneden açılı tezgâhlarda olduğu gibi malzeme sehpayı ve malzemeyi değiştirmeden, yani malzeme sabit iken çok ergonomik bir kullanımla kafayı istenilen açıya getirip kesim işlerini yapabilmesidir. Mengeneden açılı tezgâhlarda bazen 5-10 ton’a varan malzemeleri vinç ve operatör vasıtasıyla istenilen açıya getirmek için hem zaman kaybı yaşanmakta hem de bu kadar ağır malzemeleri taşırken iş kazası riski ortaya çıkmaktadır.  Ama bu makinemizle bahsettiğimiz sorunlar ortadan  kaldırılmakta ve malzeme bir kere sehpaya konulduğunda diğer işlemler çok rahat bir şekilde yapılabilmektedir. 

Pazar payınızı artırma adına yurt içi ve yurt dışında yürüttüğünüz çalışmalar neler? 

Gündemimizde dediğimiz gibi yeni modelleri ürün gamımıza eklemek var bunun yanında tabî ki pazar payımızı arttırıcı faaliyetler de yürütüyoruz. Yurt içinde bayi ağımızı her geçen gün arttırıyoruz ve buna yönelik faaliyetler yürütüyoruz. Bunun yanında müşteri ziyaretleri gerçekleştiriyor ve ulusal ve uluslararası fuarlara katılarak ürünlerimizi tanıtıyoruz. Bunun yanı sıra reklam çalışmalarına da önem veriyoruz. Yurt dışında ise gene yılda 5 - 6 stratejik ülkede fuar katılımları yanında bayi ziyaretleri ve pazarlama faaliyetleri de yapmaktayız.

Türkiye’de makina sektörünün genel durumu, pazar büyüklüğü ve gelişimi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Makina imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacağına inancımız tamdır. Türk makina sanayi son 25 senedir yaklaşık % 20 oranında yıllık büyüme oranı göstermektedir. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de makina imalatçılarının büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makina imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk makina sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır.

Firmanız açısından 2015 yılı ilk çeyreği nasıl geçti? Yılsonu için öngörüleriniz neler?

2014 yılı firmamız adına oldukça başarılı bir yıl oldu ve bütün hedeflerimizi yakaladık. 2015 yılı ilk çeyreği beklentilerimizin paralelinde gerçekleşti. Seçim sonrası oluşan havadan dolayı yılın ikinci yarısında yurtiçi piyasa biraz durağan olacağa benziyor ama biz umutluyuz,  aynı şekilde çalışmaya devam ediyoruz. İhracatta her yıl yeni bir ülke listemize ekliyoruz. Bu senenin geçtiğimiz yıla göre daha güzel bir yıl olmasını bekliyoruz. Geçmişten gelen birikim ve son yıllarda yapılan çalışmalar bu sene meyvelerini verecek diye bekliyoruz. 

Kısa ve uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz plan ve projeleriniz neler?

2014 yılında temelini attığımız Konya 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan yeni fabrikamıza yılsonu itibariyle geçmeyi planlıyoruz.  Yeni fabrikamıza geçtiğimiz zaman testere üretimini arttırmayı düşünüyoruz. Üretim kapasitemizi arttırdığımızda sektörde daha güçlü bir oyuncu olacağımızı ön görüyoruz. Bunun yanında sektörde heyecan uyandıracak çalışmalarımız da devam ediyor, 2016 yılında inşallah yeni ürünlerle pazarda yerimizi alacağız. 
 
Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?


Mustafa ÖZDEMİR / İmaş Makine / Genel Müdür
Antalya’da 1976 yılında doğan Mustafa Özdemir, lisans eğitimini Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde tamamladıktan sonra, Selçuk Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde ‘Değirmenlerde Hava Stabilizasyonu’ konusunda yüksek lisans derecesini tamamladı. 
Çalışma hayatına, 1993 yılında İttifak Holding’in bilişim şirketi Belya’da stajyer mühendis olarak başlayan Özdemir, 2005 - 2008 yılları arasında Er-ko Elektrik şirketinde kariyerini sürdürdü. 2008 yılında İmaş’a otomasyon müdür yardımcısı olarak geçen Özdemir,  bir süre sonra otomasyon müdürü ve proje koordinatörü olarak çeşitli yönetim kademelerinde görev aldı. 2010 yılından bu yana da İmaş Makine’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini yürüten Özdemir, etkin satış ve pazarlama stratejileri oluşturarak; müşteri ihtiyaçlarına yönelik fabrika ve ürün tasarımları geliştirdi. Libya, Rusya, Cezayir, Sudan gibi ülkelerden pazar payı elde eden projelere imza atan Özdemir, şirketin büyüme sürecine önemli katkılarda bulundu.  Mustafa Özdemir 16 Ekim  2014 tarihi itibariyle İmaş Makine’ye genel müdür olarak atandı. Mustafa Özdemir, evli ve 2 çocuk babasıdır.